EN AR

Menopoz ve Sonrası Dönemde Kemik Erimesi ve Bel Ağrıları

0%
*Bu yazı tahmini 4 dakika 55 saniye okuma süresine sahiptir.

Halk arasında kemik erimesi olarak da bilinen osteoporoz; kemik yapısı içinde kalsiyum azalmasına bağlı olarak kemiğin kırılma olasılığını artıran ve metabolik hastalıklar içinde toplumda en sık görülen hastalıktır. Otuzlu yaşlarda başlayan kemik kaybı hormonal duruma bağlı olarak ilerleyen yaşla artar. 

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Belirtileri Nelerdir?

Kemik erimesi (Osteoporozun) en yaygın belirtisi, omurga ve sırt bölgesinde oluşan ve fark edilmeyen kırıklara bağlı olarak ortaya çıkan ağrılardır. Kemik yoğunluğunda azalma ve osteoporotik kırıklar osteoporozun önemli bulgularıdır. Yaşla ve metabolik olarak kemik yapımının yıkıma yetişemediği ileri yaşlarda bu küçük kırıklar daha büyük kırıklara dönüşmektedir. Kemik yoğunluğunun azalması, osteoporoz sebebi olan yaşlanma ve hormonal değişikliklerin yanında fiziksel aktivite azalmasına bağlıdır. Mekanik veya mekanik olmayan bel ağrıları da fiziksel aktivitenin azalmasına sebep olur. Fiziksel aktivitenin azalmasıyla bel hareketlerinde kısıtlılık; ilerleyen günlerde ise kas kaybı ve küçülmeleri gelişebilir. Kemik yoğunluğu fiziksel aktivite azalmasına bağlı olarak mekanik uyaranların da azalması sonucunda düşme gösterir. Beldeki mekanik problemin devam etmesi ile bel ve/veya bacak ağrısı kronikleşebilir. Böylece bir döngü içine girilir. Ağrıyla birlikte saptanan nörolojik bulgular da tabloya eklenebilir. Yapılan çalışmalarda toplumun %60-75’inin hayatlarının bir döneminde bel ağrısı yaşayacağını göstermiştir. Ağrı dışında osteoporozda en sık karşılaşılan önemli iki bulgu boy kısalması ve omurgada eğrilmedir. 

Kimlerde Osteoporoz Görünür?

Kadınlarda menopoz döneminde düşük östrojen hormonu, erkeklerde ise antropozal dönemde düşük testosteron hormonu düzeyleri varsa,

  • Kadın erken menopoza girdi ise,
  • Kadının yumurtalıklar alınmış yada radyoterapi görüşmüşse,
  • Kontrol altında olmayan tiroit hastalığı varsa,
  • Genetik yatkınlık varsa,
  • Hareketsiz yaşam tarzı varlığında,
  • Kortizon içeren ilaç kullanıyorsa ya da bazı kanserlerin varlığı da osteporoz riskini arttırır.

Osteoporoz Tanısı Nasıl Konulur?

Osteoporoz tanısı DEXA denilen, kemik mineral yoğunluğunun radyolojik olarak ölçülmesi ile konulur.

Osteoporoz Tedavisi Nasıldır?

Osteoporoz şüphesi olan kişilerde tanı konulduktan sonra ilk yapılması gereken destek tedavisidir. Menapozal dönem öncesi 5-6 yılda özellikle aile hikayesinde osteoporoz olan kadınlara diyette kalsiyum desteği ve D vitamini takviyesi verilir. Düzenli egzersiz önerilir; en basiti tempolu yürüyüşler ile duruş şeklinin sağlanmasıdır. Osteoporoz ilerlemiş ise destek korseleri beslenme ve egzersiz programına eklenir. Ağrıları azaltmak, sinir basılarını azaltmak için kişiye uygun medikal tedaviler eklenebilir. Menapozal dönemde hormon tedavisinin temel gereği osteoporozdur, ancak burada kişisel bir yaklaşım oluşturulmalı ve hormon tedavisine bağlı meme ve rahim kanseri açısından hasta yakın takip edilmelidir.

Osteoporozdan Nasıl Korunulur?

Kemikler yaşla mineral içeriğini kaybetmekte ve kırılmaya eğilimli bir hal almaktadır. Fizyolojik hormonal değişimler ve bazı ilaçlar bu eğilimi tetikler. Kaslar kemikleri destekleyen temel öğelerdir. Düzenli egzersiz yapmak ve kas kütlesini korumak kırıklara karşı alınacak başlıca önlemdir. Yanı sıra kemik ve kas dokusunu vitamin D ve kalsiyum ile güçlendirmek gerekir. Günlük yeterli miktarda gıdalar veya besin takviyeleri ile kalsiyum ve D vitamini diyete eklenmelidir. Ayrıca osteoporoz engelleyici, kemikte kalsiyum depolanmasını sağlayan ilaçlar son yıllarda yaygın kullanılmaktadır.

Op. Dr. Füreyya Zilal HOCAGİL

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI

 

* OECD ülkelerinin üniversite mezunlarının dakika başına okuyabildiği kelime sayısı baz alınmıştır.