Bu Bölümdeki Doktorlarımız
  • Prof.Dr. İsmet Ercan Canbay *
  • Op.Dr. Ahmet Yıldırım
  • Op.Dr. İlhan Özbek
  • Op.Dr. Hüseyin Cevat Uçar

Uyku Hastalıkları Testleri

Türkiye Hastanesi Uyku Bozuklukları ve Horlama Tedavi Merkezi’nde poliklinik hizmetleri cumartesi pazar hariç her gün saat 08:30 – 17:30 arasında veriliyor.
 
Telefonla bilgi alabilirsiniz   : 0212 314 12 12
 
 
Sağlıklı bir beden, beslenme kadar dinlenmeyi de hak ediyor. Bu anlamda “uyku” sağlıklı yaşamın en önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Çeşitli nedenlere bağlı olarak yeterli uykuyu alamayan kişinin günlük yaşam kalitesi düşüyor. Bu durum iş verimine de olumsuz yansıyor.
 
Sağlıklı ve mutlu bir hayat sürebilmek için, düzenli uyku, hayatın yadsınamaz bir gerçeği sayılıyor. Bunu bozan unsurlar da önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor.
 
Türkiye Hastanesi Uyku Bozuklukları ve Horlama Tedavi Merkezi’nde, uyku bozukluklarının nedenleri saptanarak tedavisi sağlanıyor. Bu alanda deneyimli uzman hekimlerimiz ve yardımcı personelimiz, Türkiye Hastanesi’nin modern teknolojik donanımı ile hizmet veriyorlar.
 
Merkezimizde verilen hizmetlerden bazıları
 
Uykusuzluğun tedavisi için öncelikle nedenlerinin bilinmesi gerekiyor. Bu da teknolojik olanaklar kullanılarak gerçekleştirilen bir dizi tetkikle sağlanıyor. Bu tetkikler arasında şunlar yer alıyor:
 
Uyku tetkikleri
 
  • Tüm gece uyku tetkiki
  • Cpap titrasyonu
  • Gündüz uyku testleri
Digital EEG
 
  • Bilgisayarlı EEG
  • Kısa süreli uyku EEG 'si
  • Çocuk EEG 'si
  • Video EEG monitorizasyonu
  • 24 saatlik uyku EEG'si
Horlama ve uyku apnesi tedavisinde cerrahinin yeri
 
Uykusuzluğun önemli nedenlerinden birini soluk almanın geçici durmasına neden olan apne oluşturuyor. Uykuda ölüm riski oluşturan bu ciddi sağlık sorunu başarıyla tedavi edilebiliyor.
 
Üst solunum yollarındaki tıkanmalara bağlı uyku apnesinin cerrahi tedavisi geçmişte hastanın nefes borusuna dışardan bir delik açarak yapılıyordu. Günümüzde bu müdahale çok ender olarak yapılıyor. Artık, buruna takılan bir maske ilebasınçlı hava verme tedavisi uygulanıyor.  Her ne kadar artık nadiren kullanılan bir tedavi şekli olsa da trakeostomi, yani nefes borusunu dışarıya birleştirmek ileri derecedeki apne hastalarında hemen rahatlık sağlama bakımından benzeri olmayan bir tedavi özelliği taşıyor. Ancak bu deliğin bakımı ve açık tutulması zor olduğu gibi pek çok risk de taşıyor. Ayrıca psikolojik açıdan da olumsuz etkileri bulunuyor.
 
Üst solunum yollarında hastanın nefesini tıkayan değişik etkenler olduğundan cerrahi tedavi hastanın durumuna göre belirleniyor.
 
Bunun için hastanın nefesinin tıkandığı şu üç noktanın incelenmesi önem taşıyor:
 
  • Burun
  • Yumuşak damak
  • Dil
Burun tıkanıklığı burun içinde eğrilik varsa kemiği düzeltmekle ve burundaki tıkayıcı etleri almakla açılabiliyor.
 
Yumuşak damağın küçültülmesi de soluk almayı rahatlatma bakımından yüzde 50 oranında başarılı bir tedavi olma özelli taşıyor. Bu operasyonla horlama da giderilmiş oluyor.
 
Yumuşak damak ameliyatı, günümüzde neşterle, radyo koterle, laserle yapılabiliyor.
 
Bu tedavi hava yolunu tıkayan yumuşak dokuları bölgeden uzaklaştırmayı hedefliyor. Bazen   aynı anda iki tıkanıklık bölgesini birden operasyonla açmak uygun görülebiliyor. Veya bu ameliyatlar farklı tarihlerde arka arkaya yapılabiliyor.
 
Hastalara şu noktanın özellikle çok iyi açıklanması gerekiyor:
 
Horlama ameliyatları, diğer tıbbi tedavilere göre, daha büyük riskler  taşıyan ciddi müdahale özelliği taşıyor. Ayrıca, cerrahi tedavi, herhangi bir hasta için tedavi garantisi sağlamıyor. Ancak istatistiksel manada tedavi oranları verilebiliyor.
 
Dil kökü büyüklüğü veya dilin uykuda geri gitmesiyle tıkanan hastalara alt ve üst çene ameliyatları gibi daha ileri ameliyatlar gerekiyor. Bu müdahale yumuşak damak ameliyatı ile birlikte yapılabiliyor.
 
Çene kemiğine yönelik ameliyatlar alt çenenin ve üst çenenin ileri alınmalarına kadar büyütülebiliyor.
 
Büyük ameliyatların, CPAP tedavisini kesinlikle istemeyen hastalara uygulanması gerekiyor. Ancak, bu tür operasyonlar tercih edilirken, yüz kemiklerinin ileri alınması, burun  ve damak ameliyatları ile tedavileri denenmiş ve 4-6 ay geçtiği halde düzelmemiş kişiler bulunduğunun da unutulmaması gerekiyor.
 
Çene ameliyatları, genel olarak, horlama ve gece tıkanıklıklarını çözmede oldukça başarılı sonuçlar veriyor. Bu ameliyatlarda, CPAP cihazının sağladığı tedavi oranlarına erişiliyor.
 
Laser uygulamaları
 
Soluk almayı engelleyen etkenlerin kaldırılması ve horlamanın önlenmesi tedavilerinde laser teknolojisi de kullanılıyor.
 
Laser kullanımının 1980’de Paris’te Kamami tarafından başlatıldığı ve 1992’de ABD’ye sıçradığı biliniyor. Bu uygulama ile gece nefes tıkanıklığı olmayan basit horlamanın tedavisi için kullanılabilecek bir yöntem olarak kabul ediliyor. Ameliyat ayakta ve lokal anestezi ile yapılabiliyor. Ameliyat sonrası ağrıların giderilmesi için bir haftalık bir ağrı tedavisi gerekiyor. Gece tıkanıklığı olmayan hastalarda bu müdahaleler seanslar halinde yapılıyor. Bazı hastalarda 5 seansa kadar çıkılıyor. Basit, emin ve güvenilir bir  horlama tedavisi olmakla birlikte bu tedavinin sınırlarını hastaya çok iyi açıklamak gerekiyor.
 
Günümüzde “laserle horlama tedavisi”nin bir pazarlama silahı haline dönüştüğü gözleniyor. Oysa horlama ve gece tıkanmaları, vur-kaç tedavilerle çözülemeyecek büyük sorunlar arasında yer alıyorlar. Bu açıdan olaya mantıklı değerlendirmeyle yaklaşılması gerekiyor.
 
Horlama tedavisinde bilinmesi gerekenler
 
Horlama ve gece nefes tıkanıklığı olan hastalara mutlaka tüm gece uyku testi uygulanmalıdır.
 
Horlama ve gece nefes tıkanıklığına neden olan ancak, ameliyatla düzelmeyecek birçok sebep bulunabileceği unutulmamalıdır.
 
Uyku testi, tıkanma olayının en detaylı ve gerçekci göstergesidir.
 
Nefes; boğaz ve burundaki tıkanmalardan dolayı kesiliyorsa, bu tıkanmaların anatomik ve dinamik yapısı çok iyi aydınlatılmalıdır.
 
Bunun için endoskopik muayeneler, sefalometrik analiz yapılmalı ve hatta sinetomografi çekilmelidir. Konu karmaşık olabilir.
 
Çeşitli ameliyat şekilleri ve özellikle laser fazla ticari nitelik taşıyor. Hitap ettiği hasta oranı küçüktür.
 
Bugün için uyku apnesinin en geçerli tedavisi CPAP cihazı kullanılmasıdır.