MEME ve JİNEOKOLOJİK KANSERLERDE ERKEN TANI

 

Kanser, hücre yapısının değişimi ve kontrolsüz çoğalması sonucu çevre dokuları istila eden, uzak dokulara yayılabilen kötü huylu bir hastalıktır. Kanser tiplerinin tümünde erken tanı, tedavinin başarısını direkt olarak etkilemektedir. Kadınlarda en sık görülen kanser önceki yıllarda rahim ağzı (serviks ) kanseriyken, PAP Smear tarama testinin yaygınlaşması sonucunda günümüzde birinci sırayı meme kanseri almıştır.

Meme Kanseri: Meme Kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser tipidir. Ortalama görülme yaşı 60 - 61 dir ve yaşla birlikte artış gösterir. 30 yaşında 2000 de 1 görülürken, 80 yaşında ise 9 kişide 1 görülür. Tüm hayatları boyunca 8 kadından 1 ‘i meme kanserine yakalanmaktadır. Risk faktörleri; doğum yapmamış olmak, erken yaşta adet görüp menopoza geç girmek,  fibrokistik meme rahatsızlığıdır. Geç yaşta adet kanamalarının başlaması ve erken menopoza giren hastalarda risk daha azdır.

Meme kanserinin erken dönemdeki bulguları; tek, hassas olmayan sert ve sınırları net alınamayan kitle veya anormal mamografi bulgularıdır. Sonraki dönemlerde meme üstündeki cilt ve meme başında çekilme, koltuk altında lenf nodu ( beze ), memede büyüme, kızarıklık, ödem, ağrı ve kitlenin hareketsizleşmesi (fiksasyönü) gözlenebilir. Geç dönemlerde ise ülsere alanlar, kolda ödem ve uzak organlara yayılım izlenebilir. Meme ucundan akıntı gelebilir, bu tip durumlarda sitolojik inceleme yapılmalıdır. En çok memenin üst dış kısmında oluşur.

Meme kanserinin erken tanısında; hastanın kendi kendine meme muayenesi yapması, mamografi ve meme ultrasonografisinin önemli yeri vardır. Amerikan kanser cemiyetinin önerisine göre; 20 yaş üstü her bayan adet kanamasından 5-7 gün sonra kendi kendine meme muayenesini yapmalıdır. Kendi kendine meme muayenesi ayna karşısında yapılır. Gözlem ve dokunma sonucu asimetri, memede kitle, kızarıklık ve cilt ve meme ucu çekilmesi gözlenirse, hemen doktora başvurulmalıdır. Hiç bir bulgu olmasa bile 20 - 39 yaş arası bayanlar 3 yılda bir, 40 yaş üstü kadınlar her yıl meme muayenesi için hekime başvurmaları gerekmektedir. 40 yaş üstü her yıl mamografi çekilmesinin meme kanserinin erken tanısındaki yeri büyüktür.

Kadın Genital Organ Kanserleri: Genital organ kanserleri; vulva, vajen, serviks uteri, endometrium ve overden kaynaklanır. Tuba kanseri ve rahmin kas tabakasından kaynaklanan sarkom ise nadir gözlenir.

Yumurtalık ( Over ) kanseri dışındaki Jinekolojik kanserlerde erken dönem bulgularıyla karşılaşılır. ( Yumurtalık kanseri sinsi seyreden ve erken tanısı çoğunlukla yapılamayan bir hastalıktır. )

 Dış Genital Organ ( Vulva ) Kanserleri: 40 yaş üstü kadınlarda, dış Genital bölgede kızarıklık, renk değişikliği, yanma, kaşıntı ülsere lezyon ve şişlik saptandığı zaman vulva kanseri açısından değerlendirilmelidir. Uzun süren ve tedaviye yanıtsız vulvar kaşıntılarda hasta özellikle postmenopozal dönemde ise mutlaka biyopsi yapılmalıdır. Vulva kanseri, jinekolojik kanserlerin % 5 ini oluşturur. Genç hastalarda Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu ile ilişkilidir. HPV tip -16 ile % 35-50 arası korelasyon saptanmıştır. Tanısı, şüpheli lezyonların Kolposkopik incelemesi ve biyopsidir.      

Vajen Kanserleri: Jinekolojik kanserlerin % 1-2 sini oluşturur, çoğunlukla belirti vermez, sıklıkla anormal vajinal sitoloji ( dökülen epitelyal hücrelerinin Mikroskopik incelenmesi) ile saptanır. Bulgu olarak, ülsere kitleden ağrısız kanama, ağrı, kilo kaybı gözlenir. Tanıya lezyondan alınan biyopsiyle ulaşılır.

Rahim ( Endometrium ) Kanseri: En sık ve ana belirtisi vajinal kanamadır. Fazla ve sık ara kanamaların gözlenmesi ve menopoz sonrası dönemde de kanama olması önemli bulgulardır. Tanı endometrial örnekleme ile konulur. En önemli risk faktörleri östrojen hormonuna fazla maruz kalınan durumlardır. PCOS (Polikistik Over sendromu; kıllanma , kilo alımı ve adet düzensizliğiyle seyreder), Over kanseri, geç menopoz ve meme kanserlerinde tamoksifen kullanımı, kilolu, beyaz tenli, şeker hastası ve yüksek tansiyonu olan hastalar endometrium kanseri açısında dikkatlice değerlendirilmelidir. Postmenopozal dönemde ultrason ile endometrium düzensiz ve kalın olarak saptanırsa endometrial biyopsi alınmalıdır.

Yumurtalık ( Over ) Kanseri: Erkentanısı en zor olan, sinsi gelişen ve bulguları tipik olmayan Genital kanserdir. Bulantı, mide ve barsak rahatsızlığı, barsak hareketlerinde ve alışkanlıklarında değişiklik ve adet düzensizliği bulgular arasındadır. Kadının hayatı boyunca Over kanserine yakalanma riski 70 de 1 dir. Her bir gebelik % 13 - 19 oranında azaltır. İnfertilite tedavisi, PCOS, fazla hayvansal yağ tüketimi, talk ve asbeste maruz kalmak yakalanma riskini hafifçe arttırır. Oral kontraseptiflerin 5 yıldan fazla kullanımı Over kanseri riskini % 50 oranında azaltır. Turner sendromu ( 45 X O ) ve ailesel meme yumurtalık kanser sendromu ( BRCA-1 , BRCA-2 geni taşırlar )  olanlarda risk artar.

Rahim Ağzı ( Serviks ) Kanseri: Serviks görünümü sıklıkla normaldir. PAP Smear, sıvı bazlı sitoloji ve Kolposkopik tanıda yardımcıdır ancak, kesin tanı biyopsi ile konur. Serviks kanserleri için risk faktörleri; birden fazla cinsel partner ( eş ) sahibi olmak, yüksek riskli partner, sigara, cinsel yolla bulaşan hastalık geçirmek ve bağışıklık sistem zayıflığıdır.

 Jinekoloji alanında koruyucu hekimlik açısından en önemli testler PAP Smear ve mamografidir. Her yıl yapılacak jinekolojik muayenede alınacak PAP Smear, ultrason, şüpheli lezyonlarda Kolposkopik Genital organ kanserlerinin erken tanısı için fırsattır. Kendi kendine yapılan meme muayenesi, mamografi ve meme ultrasonu meme kanserinin erken tanısında önemli unsurlar olup tedavinin başarı oranını artırmaktadır.

PAP Smear Testi: PAP Smear; atılan epitel hücrelerinin mikroskop altında incelenmesiyle yapılır. Cinsel hayatın başlamasından sonra her yıl düzenli olarak yapılmalıdır. Serviks kanseri ve kanser öncesi lezyonların tanısında önemlidir. İnvasiv serviks kanseri sıklığını ve kansere bağlı ölüm sıklığını belirgin olarak azaltmıştır.

PAP Smear Alınması: Smear alınımı kolay ve ağrıya sebep olamayan bir işlemdir. Jinekolojik muayenede spekulum uygulandıktan sonra serviks gözlenir, fazla kanamanın olmadığı dönemde, fırça veya plastik spatula ile serviksten vajene dökülen hücreler ve endoservikal kanaldan ( serviksin rahim içine uzanan kısmı ) alınır. Bu sürüntüler lam üzerine yayılır, alkol ile fikse edilir. Sitoloji laboratuarında patoloji uzmanlarınca değerlendirilir. PAP Smear gebelerde de alınabilir, rahmi ameliyat ile alınan hastalarda, vajen kuppesinden ( cuff )  belirli aralıklarla smear alınmalıdır. PAP smear; kanser, kanser öncesi hücresel değişiklikler yanında enfeksiyon ve benzeri iyi huylu hastalıklar hakkında da bilgi vermektedir.

PAP smear testi için ideal zaman adet kanamasından 7 - 10 gün sonrasıdır. Smearin güvenirliliğini arttırmak amaçlı 24 saat öncesi cinsel ilişki ve 72 saat öncesinde vajinal ilaç veya krem kullanılmamalıdır. Kanama fazla değil ise smear alınabilir.