Türkiye Hastanesi Kulak Boğaz Burun Ünitesi’nde poliklinik hizmetleri, hafta içi 08:30-17:30 Cumartesi günleri 08:30-12:30 saatleri arasında verilmektedir.

 

Telefonla randevu alabilirsiniz : 0212 314 14 14

 

Türkiye Hastanesi Kulak Burun Boğaz Ünitesi’nde poliklinik hizmetleri yanında kulak burun boğaz, baş ve boynun cerrahi tedavileri, kozmetik yüz ameliyatları  işitme ve denge bozukluklarının tedavisi, hava ve sindirim yollarının endoskopik tetkikleri, üst solunum yolları alerjik hastalıklarının tedavisi, sinüzit tedavisi, ses bozukluklarının tedavisi başarıyla gerçekleştiriliyor .

 

Endoskopik sinüs cerrahisi

 

Hastaneye yapılan başvuru nedenleri içinde ilk sırada yer alan sinüzit hastalığı, günümüzde etkin bir biçimde tedavi ediliyor. Muayene sonrasında ameliyata karar verilirse öncelikle endoskopik sinüs cerrahisi kullanılıyor. Bu yöntemle sinüslerin hastalanmasına neden olan tıkanıklık ortadan kaldırıldığı için hastaların çoğunluğu aynı gün taburcu oluyor, kısa sürede işbaşı yapabiliyor.

 

Kulak ameliyatları

 

Kulak ameliyatları genellikle orta kulak iltihapları ve işitmenin orta kulaktaki hastalıklar nedeniyle azalmasına bağlı olarak yapılıyor. Bunun dışında ise daha nadir olarak kulak darbeleri, iç kulağın baş dönmesi yapan hastalıkları, kulak tümörleri ve yüz felçleri gibi nedenlerle ameliyat tercih ediliyor.

 

Baş ve boyun cerrahisi

 

Baş ve boyun tümörlerinin erken tanısı tedavi başarısını artırıyor. Baş ve boyun cerrahisiyle tümörle birlikte boyundaki bezeler de çıkartılıyor.

 

Bu belirtileri gözden kaçırmayın

 

Boyunda kitle : Baş ve boyun kanserleri boyundaki bezelere yayıldığı için boyunda iki haftadır mevcut olan bir tek beze dahi doktora gitmeyi gerektiriyor. Tabii ki, bütün bezeler kanser habercisi olarak kabul edilmiyor. Ancak bir tek bezenin bile, ağız, boğaz, gırtlak, tiroit kanserlerinin ve bazen de kan kanserlerinin ilk belirtisi olabildiğini unutmamak gerekiyor.

 

Ses değişikliği : Ses değişikliği gırtlak kanserlerinin çoğunda ortaya çıkan bir belirti olarak kabul ediliyor. 2 haftadan uzun süren her türlü ses değişikliği için doktora gidilmesi öneriliyor..

 

Ağızda bir noktanın büyümesi : Ağız veya dildeki çoğu kanserler, dinmeyen ağrılar ve gerilemeyen şişkinliklerle ortaya çıkıyor. Küçük bir müdahale veya iğne ile yaradan alınan parçanın incelenmesiyle sorunun kanserden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenebiliyor.

 

Kan tükürmek : Kanserden başka sebepler de ağız ve boğazda kanama yapabiliyor. Tükürükle kan gelebiliyor.  Ancak ağızdaki kanama birkaç günden fazla sürüyorsa detaylı inceleme yapılmasını gerektiriyor.

 

Yutma problemi : Yutkunma problemi de tümörlere bağlı olarak gelişebiliyor. Boğaz ve yemek borusu tümörleri katı gıdaların yutulmasını güçleştiriyor. Eğer tümörler büyürse sıvı yutarken de güçlük çekilebiliyor..

 

Ciltte oluşan değişiklikler : Üst dudak, yüz ve kulakta 2 hafta içinde düzelmeyen yaralar varsa, doktora gösterilmesi gerekiyor.

 

Sürekli kulak ağrısı : Her yutkunmada kulak ve çevresinde ağrı duyulması boğazda iltihap veya tümör olduğunun işareti olabiliyor. Yutkunmada zorlukla birlikte ses bozukluğu ve boyunda kitle de varsa muhakkak bir kulak burun boğaz uzmanının muayenesi gerekiyor.

 

Çocuklarda sık görülen kulak burun boğaz hastalıkları

 

Çocukluk çağında kulağın yapısı hastalıklara daha kolay yakalanmaya elverişli olduğu için birçok sorun yaşanabiliyor. Çocuklarda kulak rahatsızlıkları genellikle nezle, sinüzit gibi üst solunum yolları enfeksiyonları sırasında meydana geliyor. Bazen enfeksiyonun düzelmesinden sonra da sinsi olarak devam edebiliyor. Yine çocuklarda sık rastlanılan geniz eti de kulak problemlerine yol açan sorunlar arasında yer alıyor.

 

Erken teşhis önemli: Kulaktaki çocukluk çağı hastalıklarının önemli bir kısmı erken teşhisle kolaylıkla tedavi ediliyor. Fakat geç kalındığında tedavisi zorlaşıyor ve  başarı oranı düşüyor

 

Belirtilere dikkat!

 

Çocuğunuz seslendiğiniz zaman cevap vermiyor veya söylediklerinizi tekrar ettiriyor ise; televizyonu yakından seyrediyor veya sesini çok açıyor ise, işitme kaybı olabilir. Farkına varılmayan bir işitme kaybı, çocuğun okul başarısını da olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu yüzden çocuğunuzda işitme kaybından şüphe ettiğinizde lütfen bir kulak burun boğaz uzmanına müracaat edin.

 

Kulak temizliği

 

Birçok kişi düzenli olarak banyodan sonra kulak çubuğuyla kulağını temizliyor. Ancak kulak kiri veya macunu normal miktarlarda sağlıklı kabul ediliyor. Kanal derisini kaplayan kulak kiri, kanalı sudan koruyor. Eğer yeterli değilse kulaklarda kaşıntı ve kuruluk gözleniyor.

 

Kulak çubuğuyla temizlenen kir genellikle kulak kanalına doğru itilmiş oluyor. Ayrıca kulak zarı ve dış kulak yolu çok ince ve yırtılabilir olup kolay parçalanabiliyor. Çoğu zaman kulak kanalı kendini temizliyor; bu durum kanal cildinin yavaş ve düzenli olarak zardan dışarıya olan göçü ile gerçekleşiyor. Eski macun kanalın ağzına kadar taşınıyor, orada kuruyup, pullanıyor ve dökülüyor.

 

İdeal şartlarda kulağınızı temizlemeniz hiçbir zaman gerekmiyor. Bununla beraber, bazen bu durum değişebiliyor.

 

Tavsiyeler: Kulak kirini günde iki kez birkaç damla damlatmakla yumuşatabilirsiniz. Böyle damlaları reçetesiz almanız mümkün. Kulağınızı bu damlalara rağmen tıkanık hissediyorsanız, bir hekime başvurarak kulağınızı yıkatabilirsiniz.

 

Ses kısıklığı

 

Kısıklık denince sesin nefesli, kaba, zorlu, olması veya sesin yüksekliğinde veya inceliğinde meydana gelen bütün değişiklikler anlaşılır. Ses değişiklikleri, genellikle gırtlağın ses üreten kısmı olan ses tellerinin hastalıklarına bağlı gelişir. Nefes alırken ses telleri birbirinden uzak durur, konuşurken veya şarkı söylerken birleşirler. Akciğerden hava geldikçe titreşirler ve ses üretirler. Ses telleri ne kadar sıkı dururlarsa ve kısa olurlarsa o kadar hızlı titreşirler. Hızlı titreşmeleri sesin ince olması demektir. Ses tellerinde şişme ve kitle olursa birbirlerine temaslarında bozukluk olur, bu da seste değişikliğe yol açar.

 

Ses kısıklığının nedenleri

 

Ses kısıklıkları genellikle ciddi olmayan nedenlerden kaynaklanır ve kısa sürede düzelir. En sık görülen sebebi akut larenjit, yani, gırtlak nezlesidir; buna sebep üşütme ve üst solunum yollarının viral enfeksiyonlarında ses tellerinde ortaya çıkan şişkinliktir.

 

Ayrıca spor müsabakalarında veya konserlerde zorlamaya bağlı tahrişler de ses kısıklığına yol açar. Ses kısıklığının uzun sürmesi de sesi çok uzun süre, yüksek tonda uygun olmayan tarzda kullanmaya bağlıdır. Bu alışkanlıklar ses tellerinde bir nevi nasır olan vokal nodüllere (şarkıcı nodülü) yol açar.

 

Yaşı ilerlemiş erişkinlerde ses kısıklığının önemli bir sebebi, mide suyunun yemek borusuna yukarıya kaçarak ses organını tahriş etmesidir. Bu hastaların çoğunda mide suyu yukarıya kaçtığı halde göğüste yanma olmaz. Genellikle, ses, sabahları çok bozuktur, gündüzleri düzelir. Bu insanların boğazında tıkanma hissi, tükürüğün boğaza yapışması duygusu vardır.

 

Bir diğer ses kısıklığı nedeni de sigaradır. Sigara en önemli gırtlak kanseri sebebi olduğuna göre, sigara içenlerde ses kısıklığı olduğu takdirde hemen bir kulak burun boğaz hekimine görünmeleri öneriliyor. Diğer ses kısıklığı yapan pek çok sebep arasında yaşlanma, alerjiler, tiroit hastalıkları, nörolojik hastalıklar, gırtlak darbeleri ve nadiren adet dönemleri sayılabilir.



GERİ DÖN