wafer

1. Vaginaya konulmaya mahsus yassı fitil; 2. Bir çeşit yassı pilül.

Wagstaffe's fracture

İç malleolün ayrılmasından ileri gelen kırık.

waist

Bel.

wakeful

Uykusuz, uykusuzluk çeken.

wakefulness

Uykusuzluk.

Wakeley's radium forceps

Doku içine ince radyum tüplerini yerleştirmede kullanılan özel pens;

Waldeyer's organ

See: Paradidymis;

waldeyer's ring

Boğaz çevresindeki lenfoid dokuların oluşturduğu halka;

walk

v.&n. 1. Yürümek; 2. Yürüyüş.

walking

Yürüme.

walking typhoid

Ayakta veya hafif geçirilen tifo.

wall

Duvar, cidar, çeper.

Walleye

1. Kornea lökomu; 2. Akcıl göz, balık gözü gibi parlak büyük göz.

wambles

Süt hastalığı.

wandering

Dolaşan, gezen, gezginci, yayılan (cerahat), vagrans.

Wandering abscess

Yayılan cerahatli apse;

wandering kidney

Böbreğin yerinden oynaması hastalığı, mobil böbrek.

Wandering organ

Gevşek tutunması nedeniyle çevresinde serbestçe hareket edebilen organ.

Wandering pain

Vücudun çeşitli kısımlarına atlayan ağrı, gezici ağrı.

Wangensteen tube

Mide veya duodenum'dan devamlı aspirasyon amacıyla kullanılan bir ucu aspirasyon aygıtına bağlı tüp;

Wanscher's mask

See: Julliard's mask.

War fever

Tifüs;

war neuro

Harb nevrozu;

warburg's yellow enzyme

biochem. Doku solunumunu sağlayan bir enzim.

ward

Hastane koğuşu.

warping

Bulaşıcı düşük.

wart

Siği., verruca.

warty

Siğilli, siğil şeklinde.

Warty acanthoma

Genel olarak ilerlemiş çağlarda görülen "papilla"lı bir deri afeti, acanthoma verrucosa seberrhoeica.

wash

Losyon.

washed sulfur

biochem. Yıkanmış kükürt.

washing soda

Sodyum karbonat.

Wassermann reaction

Kompleman bağlanmasına dayanan ve frengi teşhisinde kullanılan reaksiyon;

Wassermann test

Bir kimsede frengi hastalığı bulunup bulunmadığını anlamak için Wassermann adındaki Alman doktorun icat ettiği usule göre yapılan test;

waste

n.&v.

waster

Veremli öküz veya inek.

wasting

Cılızlık, zayıflık, hareketlerde isteksizlik.

Wasting palsy

See: Progressive muscular atrophy.

Wasting paralysis

See: Progressive muscular atrophy;

water

biochem. Şap suyu.

water bağ

Buyot, termafor.

Water balance

biochem. Su dengesi.

water bath

Su banyosu.

water bed

Çok yatmaktan vücutta bereler hasıl olmasına mani olmak için kullanılan içi su dolu lastik yatak.

water borne

Su yolu ile taşınan.

Water brash

1. Mide ekşimesi; 2. Mide suları;

water cancer

Noma.

water cure

Su tedavisi, hidroterapi.

water glasses

Yoğun sodyum silikat eriyiği.

water pox

Suçiçeği.