saber shin

Konjenital fregnide görülen kılıç kını şeklinde tibya.

sabin vaccine

Sabin aşısı, ağız yoluyla verilebilen ve çocuk felcine karşı hazırlanmış olan bir aşı.

sabina

Özellikle Güney Avrupa memleketlerinde yetişen "Juniperus sabina" adlı bitkinin dal ve filizleri (Uterus kasını kontraksiyona yöneltici etkisi sebebiyle düşük yaptırıcı veya adet söktürücü olarak kullanılır).

sabulosity

Kumluluk.

sabulous

Kumlu.

saburra

Hazımsızlıktan dolayı midede tane halindeki maddelerin toplanması, mide veya ağzın paslı ve fena kokulu olması.

Saburral

Had bir gastritis ile başlayan geçici körlük.

sac

Kese, torba, kese şeklinde organ, saccus.

Sacaphoid abdomen

Ön duvarı oyulmuş olan karın (buna: Boat-shaped abdomen, carinate abdomen veya navicular abdomen de ednir), çukur, akyığımsı karın;

saccate

torba veya cep şeklinde.

saccharase

Sakaroz'u glükoz ve früktoz'a parçalayan enzim, invertaz, sükra, sakaraz.

saccharate

biochem. Sakarik asidin tuzu, sakarat.

saccharated

Şekerli.

saccharephidrosis

Terle şeker çıkışı, terde şeker bulunuşu.

saccharic

biochem. Sakarine ait.

saccharide

biochem. Karbonhidratlar ailesinedn bir şeker serisi.

saccharides

Bir karbonhidrat grubu.

sacchariferous

Şeker ihtiva eden, şekerli

saccharification

Şeker haline çevrilme, şekere dönüşme, şekerleşme.

saccharimeter

Şekerli eriyiğin yoğunluğunu ölçmede kullanılan alet, sakarimetre.

saccharimetry

Eriyiktek şeker miktarının sakarimetre aracılığıyla ölçülmesi.

saccharin

biochem. Taşkömürü katranından çıkarılan ve şekeden çok daha tatlı bir madde, sakarin (C7H5O3NO5).

saccharine

a.1. Şekerle ilgili; 2. Şeker niteliğine sahip, tatlı şekerli; 3. Şeker tadı veren madde, tatlı madde.

saccharocoria

Şekerden veya şekerli maddelerden iğrenme.

saccharogalactorrhea

Süt salgısında aşırı miktarda şeker bulunması.

saccharolytic

Şekeri parçalayabilen.

saccharometabolic

Şeker metabolizmasına ait.

saccharometabolism

Şeker metabolizması.

saccharometer

Bir eriyikte şeker miktarını ölçmeye yarayan alet, sakarometre.

saccharomyces

Bir çeşit maya.

saccharomycosis

1. Saccharomyces ihtiva eden nodüllerle müterafık cilt hastalığı; 2. Mayalardan mütevellik hastalık.

saccharorhea

n

saccharose

kamış veya pancardançıkarılan şeker.

saccharosuria

İdrarda sakaroz bulunması.

saccharum

biochem. Şeker.

saccharuria

İdrarda fazla miktarda şeker bulunuşu, sakaüri.

sacciform

Kese şeklinde, kese biçim, sacciformis.

saccular

Keseciğe ait veya keseciğe benzeyen, saccularis.

saccular nerve

Koklea sinirinin bir dalı, nervus saccularis;

sacculated

kesecikli, kesecik ihtiva eden.

sacculation

Birçok küçük kesenin bir arada bulunması.

saccule

1. Kesecik, sakül; 2. İç kulakta bulunan iki kesecikten biri.

sacculus

(pl. Sacci). See: Sac.

sacculus endolymphaticus

İçkulakta dura mater'den yapılmışve lenf ihtiva eden kesecik.

sacculus lacrimalis

Gözyaşı kesesi.

Sachs's antigen

Sachs antijeni (alkolle hazırlanmış kolesterinli sığır kalbi ekstresi);

sacrad

sakruma doğru.

sacral

Sakruma ait, sakral, sacralis.

Sacral canal

Sakrum kanalı, canalis sacralis;

Sacral index

Sakrum'un genişliinin 100 ile çarpımının uzunluğuna bölümü;