n(a) evoid n(a) evose, n(a) evous

Doğum lekeli.

n(a)evus

See: mole

n(a)evus pigmentosus

Gövdenin değişik yerlerinde doğuştan olan boyalı ufak lekeler.

Nabothian follicle

Uterus serviksinin dış deliği çevresinde bez ağızlarının epitelle örtülmesi sonucu oluşan, içi salgı dolu iğne başı şeklinde küçük kistik oluşum, Naboti isti;

nabothian pollicles

Servikal uterus bölgesinde bulunan ve kronik iltihap geçirmekte olan guddelerin kistik genişlemesi.

Naboth's ovule

Servkis uteri üzerinde oluşan küçük kistik oluşumlar, Naboth kistleri.

Naegele's Obliquity

Pelvize presante olan fetusun enine çapını küçültmek amacıyla, fetus başının sağ veya sol tarafa eğilmeis.

Nagele' pelvis (oblique pelvis)

Çarpık pelvis;

Nagele's obliquity

Nagele eğikliği, pelvis girimindeki fetüs başında sagittal sütür'ün sakral promontoryum'a yaklaşması, dolayısıyla ön paryetal kemiğin pelvis boşluğunda öncü (prezente) kısmı oluşturuşu, ön paryetal prezantasyon, anterior asinklitizm.

nail

tırnak.

Nail fold

Tırnağın alt ve yan kenarlraını çevreleyen deri kıvrımı;

Nail wall

Tırnağın yan ve distal uç kısımlarını örten deri;

nakuruitis

Bir çeşit kobalt azalması hastalığı.

nalidiixc acid

İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan kemoterapötik bir madde.

nalorphine

İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan kemoterapötik bir madde.

nanism

see Dwarfishnessn. İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan kemoterapötik bir madde.

nanocephalous

Çok küçük kafalı, kafası çok ufak olan.

nanocephaly

Küçük kafalılık.

nanocormia

See: nanosomia.

nanoid

1. Cüce gibi, bodurca; 2. Vücudu anormal derecede küçük olan, cüce.

nanomelia

Kol ve bacakların anormal şekilde kısa oluşu, nanomeli.

nanomelus

Kol ve bacakları anormal şekilde kısa olan.

nanosomia

Cücelik, vücudun anormal küçüklüğü.

nanosomus

Boyca kısalık gösteren kişi, cüce.

nanous

Cüce kalmış, bodur bırakılmış.

nanus

See: Dwarf.

nape

Ense.

Naphazoline hydrochrolide

biochem. Damarları büzücü bir bileşim.

naphthalen (e)

biochem. Kömür katrnı yağından çıkarılan bir hidrokarbon olup, antiseptik olarak kullanılır, naftalin.

naphthol

biochem. See: Betanphthol

naphtolism

Naftol zehirlenmesi.

napkin

1. Kadınların adet esnasında veya akıntı mevcudiyetinde perine üzerine koymak suretiyle kullandıkları pamuktan yapılı ped, hijyenik kadın bağı; 2. Çocuk bezi.

napkin rash

Çocukların perineal bölgelerinde meydana gelen bir çeşit eritem, pişik.

narceine

biochem. Afyondan çıkarılan acı beyaz alkaloid (C23H27O6N3H2O).

narcissism

Bir şahsın (kadın veya erkek) kendi vücuduna karşı duyduğu cinsi arzu, kendi şahsına aşık olma psikozu, nar(si)sizm.

narcissist

Kendi şahsına aşık insan (kadın veya erkek), narsist.

narcissistic

1. Narsisizm'le ilgili; 2. Narsisizm gösteren, narsizm'le belirgin.

narco

pref. Hissizlik, duygusuzluk anlamına önek.

narco-analysis

Hafif anestezi altında hastanın bilinçaltının açığa çıkarılası.

narcoanesthesia

Narkotik ilaçla oluşturulan his kaybı, narkoanestezi.

narcohypnia

Uyku sersemliği, uykudan uyanınca duyulan uyuşukluk.

narcolepsy

n Önüne geçilemeyecek kadar şiddetli uyuma arzusu, narkolepsi (uyku hastalığı).

narcoleptic

1. Narkolepsi ile ilgili; 2. Narkolepsi gösteren, zaman zaman gelen uyku eğilimi ile belirgin, narkoleptik.

narcomania

Uyuşturucu madde iptilası, narkomani.

narcose

1. Narkoz: Az uyuşturucu; 2. Uyuşuk.

narcosis

Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin ekseriya solunum sistemi yolu ile eter, kloroform v.s. verilerek uyuşturulması, narkoz.

narcosynthesis

Hafif anestezi altında, hastaya geçmişe ait bazı olaylar hatırlatılması ve böylelikle hastalık sebebi olan olayın meydana çıkarılması.

narcotherapy

Narkotik ilaç uygulanışını takiben bilinç uyuşukluğu meydana getirilen hastada ruhsal çatışmaya sebep olan faktörlerin öğrenilmesini takiben psikoanalist tarafından uygun telkinlner yapılması esasına dayanan psikoterapi yöntemi, narkoterapi.

narcotic

& 1. Uyuşturucu, uyutucu, 2. Uyku verici (uyuşturucu) ilaç, narkotik.

narcotine

biochem. Afyondan çıkarılan billüri alkaloid (C22H20N7) ateş düşürücü ve tonik olarak kullanılır ve uyuşturucu değildir.