I wave

I dalgası (elektrokardiyografi).

Ice pack

Küçük buz parçaları ükümesi, ufakbuz yığını (lastik torba veya kmopres içinde deri üzerinden uygulanır).

Icteric index

Serum'un, standart eriyik ile muamelesi sonucu meydana gelen renk kesafetine göre belirlenen plazmadaki bilirubin miktarı;

Idiopathic abscess

İptidai apse (Tali bir afete bağlı olmadan lokal bir sebeple meydana gelen apseler türü);

Ifnectious hepatitis

Virüs'le meydana gelen karaciğer ve dalakta büyüme,kaslarda ağrı, bitkinlki, ateş ve sarılıkla belirgin akut bulaşıcı hastalık, akut enfeksiyöz hepatti;

Ileal bladder

Ureterlerin, bir ucu batın yüzeyine açılmış durumda bulunan bir ince barsak ansına transplante edildiği zaman kullanılan deyim;

Ileocolic artery, arteria

Kalça kolon arteri, ileocolica.

Iliac abscess

Kalça apsesi (Kalça kemiği bölgesinde görülen apse);

Iliac artery, arteria

Kalça arterleri. (1. Common iliac artery, arteria, Ana kalça arteri, iliaca communis. 2. External iliac artery, arteria, Dış ilyak arter - Kalça dış arteri, iliaca eşterna. 3. Internal iliac artery, arteria, İç ilyak arter - Kalça iç arteri, iliaca interna);

Iliac fossa

Kalça çukuru, fossa iliaca;

Iliolumbar artery, arteria

Bel-kalça arteri, iliolumbalis.

Illiopectineal arch

Kalça akzarının lakunalararası parçası, arcus iliopectineus;

Imainary pregnancy

See: Pseudopregnancy;

Immature baby

20-28. gebelik haftaları içinde doğmuş bebek (Dış şartlara uyma ve yaşama şansı zayıftır);

Immature birth

20-28. gebelik haftaları içinde, henüz yaşama yeteneği kazanmamış fetüs doğuşu ile belirgin doğum;

Immature infant

See: Previable infant;

Immovable (immobilizing) bandage

Bir kısmı hareketsizleştirmek için kullanılan bandaj;

Immovable joint

Sabit eklem;

Immune

Yabancı cisimlerin "inocluation"u ile meydana gelen amboseptor.

Immune reaction

Vücuda giren herhangi birantijen'e karşı antikor oluşması ile belirgin reaksiyon;

Immunological paralysis

Aşırı antijen girişi karşısında, antikor oluşmasındaki yetersizliksebebiyle vücudun gerekli immünolojik reaksiyonu gösteremeyiş hali;

Impacted fracture

Bir kırık ucunun diğerin içine girdiği kırık;

Imperforate anus

Dışarı açılmamış durumda olan anus;

Implantation bleeding

Blastosist'in uterus duvarına tutunduğu esnada, tutunma bölgesinden kaynaklanan vaginal kanama;

Impulsive

İstemli olarak değil, zorlanma sonucu meydana gelen; Poisonous

In the

stage, Had safhasında.

Incacerated hernia

Geri itilemeyen fıtık, dolaşım bozukulğu göstermeksizin sıkışmış fıtık (Cerrahi müdahaleyi gerektirir);

Incipient abortion

Yeni başlayan düşük, abortus incompletus;

Incipient cataract

Erken safhadaki katarakt;

Incised wound

Kesik yarası;

Incisive bone

Keskin kemik (fetus'da), keserdiş kemiği, os incisivus;

Incisive canal

Keserdiş kanalı (üstçene), canalis incisivus;

Incisor tooth

Kesici dişler;

Inclusion blennorrhea

Yeni doğanda anne genital sisteminden alınan mikropların sebep olduğu konjunktiva iltihabı;

Inclusion body

Kuduz, çiçek, herpes gibi filtrabl virüslerin yaptığı hastalıklarda protoplazmada ve nucleus'da yuvarlak veya şekilsiz cisimcikler;

Incomplete dislocation

Eklem yüzlerinin kısmen irtibatı muhafaza ettiği çıkık;

Incomplete fracture

Natamam kırık;

Incubative stage

Hastalığın kuluçka devresi;

Index finger

Elin, baş parmaktan sonra gelen ikicni parmağı, işaret parmağı;

Indifferent tissue

Farklılaşmamış embriyonik doku;

Indigo blue

Çivit mavisi, (C16H10N2O2);

Indigo carmine

Sodium indigotindisulfonate'dan ibaret koyu mavi eriyik (böbrek çalışmasını kontrol için yapılan testlerde ven içine verilir).

Indirect inguinal hernia

Fıtığa uzanan barsak bölümünün inguinal kanala girerek kabartı göstermesiyle belirgin fıtık;

Indirect transfusion

Vericiden alınan kanın belirli bir süre şişelerde saklandıktan sonra hastaya nakli;

Induced abortion

İlaç veya aletle yapılan maksatlı düşük, kasıtlı düşürme;

Inertia timeBleeding time

Uyaranın gelmesi ile kasın cevap vermesi arasında geçmesi gereken hareketsizlik devri;Kanama zamanı;

Inevitable abortion

Kaçınılamaz (menedilemez) düşük.

Infant mortality rate

Bir yaşının altındaki bebek ölümlerinin bir canlı doğuma oranla sayısı;

Infantile cirrhosis

Protein eksikliği sebebiyle çocukluk çağında görülen siroz;

Infantile paralysis

Çocuk felci, paralizi enfantil;