fetor lingua

Dilden gelen koku, foetor ex lingua.

fetor oris

Ağzın fena kokusu, halitozis, foetor ex ore.

fetoscope

Fetüs kalb seslrini dinlemede kullanılan alet, fetoskop.

fetus

Üçüncü gebelik ayı başından doğuma kadarki devre içinde gebelik ürününe verilen isim, uterus içinde gelişen yavru, cenin, fetüs.

Fetus in fetus

Gelişmemiş küçük fetüs'ün gelişmiş diğer fetüs içinde parazit olarak bulunması hali, fetüs içinde fetüs;

fever

Ateş, hararet, sıcaklık, humma, fiyevr, febris.

fever and ague

Sıtma.

fever blister

Erpes, uçuk.

fever heat

Hararet, ateş.

fever patient

Ateşli hasta.

fever producing

Pirojenik.

fever sore

Ateşten meydana gelen uçuk.

fever trap

Sıtma mikrop yuvası.

fevered

Harareti olan, ateşli.

feverish, feverous

1. Hararetli, ateşli, 2. Sıtmalı, sıtma getiren; 3. Ateş veren.

fiber, fibre

İplik şeklinde ince uzun oluşum, lif (sinir veya kas lifi).

fibered

Lifli.

fiberless

Lisiz.

fibirnogenesis

Fibrin oluşması.

fibr-

pref. Lif anlamına önek.

fibra

(pl. fibrae). Lif.

fibra arciformes

Aynı yarımkürede beyincik kabuğunun yakın veya uzak noktalarını birleştiren iplikler.

fibra arcutae cerebri

anat. Komşu imik (beyin) kıvrımları arasında yer alan yaysı bağlantı telleri.

fibra commissurales

Beyin iki yarımkürenin simetrik noktalarını birleştiren (kommissural) iplikler.

fibra corticonucleares

anat. Öyüksel (piramidal) yolun, baş sinirlerinin çekirdeklerine giden bölümü.

fibra corticopontinae

Beyin kabuğunda bulunan kortiko-pontik nevronlar.

fibra lentis

anat. görgücün, görgüç kırtışına (epitel) uyan, telleri.

fibra meridionales

anat. Daha büyük olan meridional uzanımlı tel bölümü.

fibra obliquae

anat. En içte yer alan eğik tel katmanı.

fibra optici

Görme iplikleri.

fibra pontis transversae

Pons içinde bulunan nevronlar.

fibra zonulares

anat. Görgüç eşleğiyle görgücün ön ve arka yüzüne tutunan askı iplikleri.

fibralbumin

See: Globulin.

fibremia

Kanda fibrin bulunması,fibrinemi.

fibril

Lifcik, iplikcik, fibrilla.

fibrilla

(pl. fibrillae). See: Fibril.

fibrillar

Lifciğe (fibrillaya) ait.

fibrillated

Küçük liflerden oluşmuş, fibril'lerden yapılı.

fibrillation

Liflenme (kalb).

fibrillolysis

n.Liflerin erimes,i liflerineriyip kaybolması.

fibrin(e)

Lifin, fibrin, kanın pıhtılaşmasına ayrılan albümin cinsinden bir madde, kan ve seröz sıvıların akçıl proteini.

fibrin(e) foam

Fibrinojenden yaılan beyaz, kuru ve süngersi madde.

fibrination

Kanda fibrin çokluğu (fazlalığı), fibrinasyon.

fibrinemia

See: Fibremia.

fibrinocellular

Fibrin ve hücrelerden yapılmış.

fibrinogen

biochem. Kanda erimiş halde bulunan ve trombin tesiriyle fibrin şeklini alarak pıhtılaşmayı sağlayan protein, fibrinojen.

fibrinogenase

Proteini koagülasyona sevk eden enzim.

fibrinogenemia

Kanda aşırı miktarda fibrin bulunuşu.

fibrinogenic

Fibrin meydana getiren.

fibrinogenopenia

Kanda fibrinojen miktarının azalması.