fasciculus pyramidales

Piramidal demetler.

fasciculus semilunaris

anat. İnici kollateralar.

fasciculus transversi

anat. Ayasal akörtünün enine tel demetleri.

fasciculus triangularis

anat. Sakral iliğin sırtsalında dış yüzeyin altında içyanda bulunan bir üçgende yer alan inici teller.

fasciculus uncinatus

anat. Alın lopunun alt yüzünü şakak lopunun ön ucuna birleştiren iplikler.

fasciectomy

Kas üzerindeki zar (fasya)'ın çıkarılması.

fasciitis

Fasya iltihabı.

fasciodesis

Hasya'nın tendon'a dikişle tesbit edilmesi, bu amaçla yapılan ameliyat.

fasciola

Şerit.

fasciolar

Fascia dentata'ya ait.

fascioliasis

Vücutta şeritlerin meydana getirdiği enfeksiyon.

fascioplasty

Fasyanın plastik tamiri, fasyoplasti.

fasciorrhaphy

Fasyanın dikilmesi.

fasciotomy

Fasyayı kesme ameliyesi, fasyotomi.

fascitis

Fasya iltihabı.

fast

Boyanmış durumdaki bir bakterinin, alkol tesiir ile rengini koruması.

fast,

See: Acidoresistant.

fastigatum

Kırmızı nüve, al çekirdek.

fastigium

(pl. Fastigii) 1. Fastigyum tavan zirve;

fasting

Belli bir süre yemek yememe, isteyerek aç kalma, oruç tutma.

fat

biochem. Yağ gliserol ve bir yağ asidinin birleşmesinden meydana gelen cisim. Wool, fat.

Fat depot

Vücudun belirli kısımlarında görülen yağ birikimleri, yağ deposu.

fat embolism

Yağ dolaşıma geçmesi sonucu damarın tıkanması (özellikle kemik kırığı vakalarında kemik iliğinden ayrılan yağ damlacıkları nedeniyle);

Fat indigestion

See: Steatorrhea;

fat necrosis

Yağ dokusunda hürcelerin lipaz v.b. enzimler etkisiyle yağ asitlerine parçalanması ile belirgin nekroz, yağ dokusu nekrozu:

fatal

Ölüme götüren, ölümle sonuçlanan, öldürücü (hastalık v.s)

Fatal (Fell) disease

Öldürücü hastalık;

fatal termination

Ölümle bitme, öldürücü son;

fatalism

Kadere inanma, kadercilik, fatalizm.

fatality

1. hastalığın öldürücü olma niteliği veya derecesi; 2. Ölüme götüren herhangi bir durum (hastalık vs.).

father surrogate

Babanın yerini alan kişi;

fatigue

Yorgunluk, sürmenaj.

fatigue poison

Vücutta aşırı kas faaliyetini takiben oluşan toksik bir maded.

fatty

biochem. Primer bir alkolün oksidasyonundan ileri gelen ve Cn H2nO2 formülüne uyan yağ asidi;

Fatty cast

İdrar sedimentinde görülen küçük yağ taneciklerinden oluşmuş kümelerden her biri.

Fatty cirrhosis

Karaciğer hücrelerinde yağ toplanmasıyla belirgin siroz;

fatty degeneration

Anormal şişmanlık, yağ dejenerasyonu, adipozis;

fatty heart

Kalbin yağlanması.

Fatty infiltration

Doku hücrelerinde veya hücreler arasında yağ toplanışı;

fatty metamorphosis

Hücre sitolazmalarında yağ taneciklerinin toplanması hali;

fatty series

biochem. Metan ve türevleri ile homolog karbonhidratlar;

fatty tissue

Yağ dokusu.

faucal

Boğaza ait.

fauces

Boğaz.

faucial

Boğaza ait.

faucitis

Boğaz iltihabı.

Fauvel's granule

Bronş çevresindeki akciğer dokusunda görülen küçük apseler;

faveolate

1. Petekli; 2. Peteksi.

faveolus

(pl. faveoli). çukurcuk.

favism

"Vicia faba"dan ileri gelen had hemolitik kansızlık.