factor VII

biochem. Prothrombin'in, kalsiyum ve thromboplastin mevcudiyetinde thrombin'e dönüşmesini kolaylaştırıcı pıhtılaşma fakötrü.

factor VIII

biochem. Pıhtılaşma faktörlerinden biri (eksikliğinde hemofili gelişir).

factor X

biochem. Pıhtılaşmada rol oynayan faktörlerden biri.

factor XI

biochem. Pıhtılaşmada rol oynayan faktörlerden biri (Eksikliğinde kanamaya eğilimle belirgin Rosenthal sendromu gelişir).

factor XII

biochem. Kanın pıhtılaşmasında rol oynayan faktörlerden biri (Eksikliğide pıhtılaşma zamanı uzar).

factor XIII

biochem. Pıhtılaşmada rol oynayan faktörlerden biri (Fibrin oluşmasını kolaylaştırır).

Facultative anaerobe

İhtiyari (isteli) anaerob;

faculttative

Duruma, isteğe bağlı olan, değişik koşullar altında yaşayabilme yeteneğine sahip olan.

faculty

1. Hassa, meleke, iktidar, yetenek, kuvvet; 2. Üniversite şubesi, fakülte.

fahrenheit

Bir çeşit ısı ısı lendirme sisteim.

Fahrenheit thermometer

Kaynama noktası 212 ve donma noktası 32° deercede olan Fahrenheit sistemi termometre;

fahr-volhard disease

Habis böbrek sklerozu;

failure

Zayıflık, yetmezlik, kifayetsizlik, bir organın fonksiyon iktidarsızlığı, normal görevini yapamaması.

faint(ing)

defayyans, beynin kansız kalmasından ileri gelen bilinçsizlik hali, baygınlık, bayılma.

Fainting fit

Baygınlık nöbeti;

fairbank's splint

Erb felcinin tedavisinde kulanılan özel bir latel çeşidi.

falcate

Orak şeklinde, oraksı.

falcial

Orağa ait.

Falciform process

1. Uylukta fascia lata'ya ait bir çıkıntı; 2. Falx cerebri;

Falciparum malaria

See: Malignant tertian malaria;

falcula

Beyincik orağı, falx cerebelli.

falcular

see: falcate.

fallectomy

Fallop tüünü ameliyatla çıkarma, falektomi.

falling sickness

Sar'a epilepsi;

fallopian

Fallopius7a ait. Fallopia kanalı (Mastoid kemiği içinde).

fallopian aqueduct

Yüz siniri kanalı.

Fallopian tube

Fallop borusu, yumurtlık (dölyatağı) borusu;

fallopian tubes

Dölyatağı borusu

Fallot's disease

Fallot tetralojisi, pülmoner stenoz, sağ ventrikül hipertrofisi, ata binmiş aort ve interventriküler septum defektinden ibaret doğumsalkalb hastalığı;

Fallot's Tetralogy

İnterventriküler septal defekt (İVSD), pulmoner stenoz, sağ ventrikül hipertrofisi ve aortanın değişik yerde bulunması ile meydana elen konjenital bir kalp anomalisi.

false

Sun'i, taklit, takma

False (Phantom) pregnancy

Yalancı gebelik;

False hermaphroditism

See: pseudohermophroditism;

false image

Görüş aksı sapmış gözde algılanan yalancı görüntü;

False joint

Kemik kırıklarının yapışmayıp aralarında sanki eklem varmşı gibi oynamaları, pseudoarthrosis;

false neuro

Yalancı nevrom;

False pain

Gebe kadında doğumdan birkaç gün önce meydana gelen fakat serviks'te yumuşama ve açılma gibi doğumun başladığını gösteren işaretlerle beraber seyretmeyen ağrılar, yalancı doğum ağrıları;

false pelvis

Havsalanın ileopectineal çizgi üzerinde kalan kısmı

false promontory

İkinci sakral vertebra'nın arkaya doğru bükülmesi sonucu gövde kısmı ile birinci sakral vertebra arasında, sakral promontoryum'a ilavete noluşan ikinci çıkıntı;

False rib

Döş (sternum) kemiğine ulaşmayan son kabrgalar, kısa ve uçları serbest yalancı kaburga;

False tumo(u)r

Yalancı tümör;

false vertebra

Yalancı omur (sakrum ve koksiks parçaları);

falx

(pl. Falces). Orak.

falx cerebelli

Beyincik orağı.

falx cerebri

Beyin orağı.

falx septi

Kalp sol atrium bölme orağı.

familial

İrsi, soydan kalma (geçme), kalıtsal, herediter.

Familial centrolobar sclerosis

See: Hereditary cerebral leukodystrophy;

familial microcytic anemia

İrsi hipokrom mikrositik kansızlık.

familial splenic nemia

Gaucher hastalığı.