fibromuscular

Bağ ve adale dokusuna ait olan, her iki dokuyu da ilgilendiren.

fibromyectomy

Fibromiyomun ameliyatla çıkarılması, fibromiyektomi.

fibromyitis

Fibröz dejenerasyonla belirgin kas iltihabı, kasta bağ dokusu artımının eşlik ettiği iltihap hali.

fibromyoma

Lifli elementler ihtiva eden miyom, fibromiyom.

fibromyositis

Fibromasküler dokunun iltihabı, fibromiyozit.

fibromyotomy

Fibromiyomun ameliyatla çıkarılması, fibromiyotomi.

fibromyxoma

Lifli elementler ihtiva eden miksom.

fibromyxosarcoma

Lifli ve müköz elementler ihtiva eden sarkom.

fibroneuroma

Lifli elementler ihtiva eden nörom (nevrom).

fibropapilloma

Lif dokusu ihtiva eden papilom.

fibropericarditis

Fibröz perikardit.

fibroplasia

Lif dokusu oluşumu, fibroplazi.

fibroplastic

Lif dokusu meyana getiren.

Fibroplastic tumo(u)r

Bir çeşit füziform hücreli sarkom;

fibroplastin

biochem. See: Paraglobulin.

fibropurulent

Bağ dokusu lifleri ve cerahat ihtiva eden.

fibro-sarcoma

Fibromun sarkomlaşmış hali.

fibroserous membrana

İnce şeffaf ve kaygın zar (periton plevra, perikard gibi);

fibrosis

Hücre aralarındaki liflerin artması, lif dejenerasyonu, fibrozit.

fibrositis

Lif dokusu iltihabı, fibrozit.

fibrosus

Fibröz halka; Vertebralar arası lifsel kıkırdaksı halka.

fibrotic

Fibrozise ait, fibrotik.

fibrous

Lifli, fibröz.

fibrous cordis

Kalb duvarında arter-karıncık ağzı düzeiynde görülen fibröz (lifi) halka, circulus callosus halleri.

Fibrous joint

Lifi eklem.

Fibrous tissue

Lif dokusu;

fibrovascular

Kanla beslenme yönünden zengin olan fibröz doku ile ilgili, bu çeşit dokuya ait.

fibula

(pl. fibulae). Dizden aşaıdaki iki incik kemiğinin ufağı, kamış kemik, perone, fibula, peronaeus.

fibular

Fibulaya ait.

fibulocalcaneal

Fibula ve topuk kemiğine ait.

Fick's bacillus

Kouşma gösteren maddelerde, enfekte yaralarda ve dışkıda bulunan bir basil, Proteus vulgaris;

Fied

biochem. Karbon dioksid;

field

Saha, alan.

Field block

Anestetik madde enjeksiyonu ile belli bir bölgenin duyarsız hale getirilmesi, bölgesel his iptali;

field of vision

Gözün bir noktada sabit tutulduğu zaman görebildiği yerler, görme alanı.

fifth ventricle

beşinci ventrikül;

fig

İncir, ficus carica (Müshil ve hazmettiricidir).

figure

Şekil.

filaceous

Lifli, liflerden ibaret.

filament

Lif.

filament tissue

Lif dokusu.

filamentary

İplik şeklinde, ince lif şeklinde.

filamented neutrophil

Nüvesinin lopları ince kromatin kordonu ile birbirine bağlanmış nötrofil granülosit;

filamentous

1. İplik gibi, kıl gibi; 2. İplik şeklinde ince uzun oluşumlardan ibaret.

filaria

Omurgalı hayvanların kanında ve dokularında parazit olarak yaşayan kıl kurdu cinsi, filariasis'e sebep olan parazit grubu.

filarial

Filaryaya ait veya filaryadan meydana gelen.

filariasis

Filaria enfestasyonu, See: elephantiasis.

filariasis papillae

Dil üzerinde bulunan ve birçok küçük uzantı ile sonlanan küçük çıkıntılar.

filaricide

Filaryaları yokeden bir faktör, filarisid.

Filatow Dukes disease

Dördüncü hastalık;