c(a)esarean,-ian

Tabii yolla doğumuna imkan olmayan çocuğun karın ve uterus açılmak suretiyle dışarı alınması, sezaryen.

c(a)esarean,-ian birth

Karın yarılarak çıkarılan çocuk.

c(a)esarean,-ian operation

(section), Sezaryen ameliyatı, gastrohisterotomi.

c(a)esarean,-ian section

Sezaryen. Batında yapılan insizyonla fetusun doğurtulması.

c(a)esium

biochem. Ca işaretiyle bilinen atom no:55 ve atom ağırlığı: 132.91 olan kimyasal element, kalevi bir maden.

cacanthrax

Şarbon'un öldürücü şekli, ağır şarbon.

cacao

pl. Theobroma cacao bitkisinin tohumları, bu tohumlardan kakao, çukulata ve kakao yağı elde edilir.

cacation

Aptes etme, barsakları boşaltma.

cacatory

1. Şiddetli ishalle ilgili; 2. Şiddetli ishal gösteren, ağır ishalle belirgin.

cache

Işınlamada, radyoaktif maddenin, içine konulduğu kurşundan, tepesi açık, koni şeklinde muhafaza.

cachectic

Beden zafiyetine ait.

cachet

Nişastadan yapılan yassı bir kapsül kaşe.

cachexia

Genel sağlık durumunun bozukluğunu, kötü beslenmeyi ve yapı bozukluğunu kasteden bir deyim, ileri derecede zayıflama, sıskalık, kaşeksi.

cachinnation

Histerik gülüş.

cacidrosis

See: Kakidrosis.

caco

pref. Kötü, kusurlu, anormal anlamına önek.

cacodontia

Dişlerin kusurlu ve biçimsiz oluşu.

cacodyl

biochem. Pis kokulu ve zehirli bir bileşim, kakodil.

cacodylate

biochem. Kakodil asidin tuzu.

cacodylic

biochem. Kakodile ait.

cacodylic acid

biochem. Kakodil asidi.

cacogenesis

Anormal gelişme, kusurlu gelişim.

cacogenics

Bir ırkın kendine has fiziksel ve moral özellikerini kaybetmesi, ırk dejenerasyonu.

cacogeusia

Hoşa gitmeyen tat, tiksinti yaratan tat.

cacophony

1. Anormal ses; 2. Ahenksizlik, kakofoni.

cacosmia

1. Mevcut olmadığı halde hoşa gitmeyen kokular hissetme hali; 2. Kötü koku, tiksindirici koku.

cacothymia

Ahlak bozukluğuna uzanan mizaç değişikliği ile belirgin akıl hastalığı.

cadaver

Ölü, ceset, kadavra.

cadaveric rigidity

Ölümden sonra belirli bir zaman içinde vücudun kaskatı olması, ölüm sertliği, rigor mortis;

cadaverine

Proteinlerin parçalanması esnasında oluşan, pis kokuya sahip bir ara ürün.

cadaverous

1. Kadavra ile ilgili; 2. Kadavraya benzeyen, özellikle renk ve görünüş bakımından kadavrayı andıran.

cadmium

biochem. Cd sembolü ile bilinen atom no:48 ve atom ağırlığı 112.41 olan madeni element, yumuşak ve beyaz bir maden, kadmiyum.

caduca

Bozulmuş dış gebelikte uterus'tan dışarı atılan, üçgen şeklinde desidua, kadük.

cadula block

See: Epidural.

caecal

Çekuma ait, çekal, caecalis.

caecorectostomy

Gaecum ile rectum arasında yapılan anastomoz.

caecosigmoidostomy

Caecum ile kolon'un sigmoid Flexura'sı arasında gerçekleştirilen anastomoz.

caecum

Sağ fossa iliaca'da bulunan keseye benzer yapıdaki başlangıç bölümü, kör barsak, çekum.

caedta

"Calcium disodium varsanate" için kullanılan kısaltma, kurşun zehirlenmesinde kullanılan bir madde.

caelotherapy

Dini inanış ve telkinlerin tedavide kullanılması, bazı hastalıkları dini telkinle tedavi metodu.

caffeine

biochem. Merkezi sinir sistemi, çizgili kas ve kalbi uyaran, müdrir ve tansiyon yükseltici, beyaz ve kokusuz toz (C8H10N4O2), kafein;

Caffey's disease

Çocuklarda kortikal literans;

cainotobhobia

Yenilik korkusu, yeni fikirlere veya yeni çıkmış şeylere karşı aşırı derecede korku ve ürküntü gösterme.

caisson disease

"Dekompresyon hastalığı" vurgun, yüzeye çıkan dalgıçlarda ve çok fazla yükselen havacılarda olduğu gibi atmosfer basıncının aniden düşmesine bağlı olarak meydana gelir.

caisson sickness

Çok yükseklere çıkan veya çok derinlere dalan şahıslarda görülen bir hastalık;

cake

(spleen) Dalak şişmesi.

calamine

biochem. İçinde az miktarda demir oksidi bulunan çinko oksidi (Cilt hastalıklarında mevzii olarak kullanılır).

calamus

1. "Acorus calamus" adlı kamışın kurutulmuş kökleri (Barsak şişkinliğini giderici etkiye sahiptir); 2. Kamış şeklinde oluşum.

Calcaneocuboid joint

Topuk-zarkemik eklemi, kalkaneoküboid eklem, articulatio calcaneocuboidea;

calcaneodynia

Topukta hissedilen ağrı, topuk ağrısı.