Bergamot oil

biochem. Parfümöride kullanılan bir yağ;

beriberi

Filipinler, Japonya, Çin, Hindiçini ve Hindistan'da andemik olarak bulunan ve B vitamini noksanlığından meydana gelen ağır bir polinevrit (kalp hastalıkları, hidrops ve genel sıskalığa sebep olur).

berkelium

Bk. sembolü ile bilinen, atom no: 97 ve atom ağırlığı 241 olan kimyasal element, Berkelyum.

Berlin blue

biochem. Berlin mavisi, üç değerli ferrosiyanür;

Berlin's disease

See: Albedo Retinae;

Bernheim's syndrome

Sol ventrikül büyümelerined, ventriküllerarası septumunkalınlaşarak sağ kalbi daraltması ve böylece sağ kalp belirtilerinin ortaya çıkması (Boyun venalarının dolgunluğu, karaciğer büyümesi ve ödem husulü gibi);

berylliosis

Berilyum tuzu buharlarının solunumu veya deri ile teması sonucu çeşitli organ ve oluşumlarda granülomlar oluşmasıyla belirgin durum.

beryllium

biochem. Be sembolü ile bilinen atom no:4 ve atom ağırlığı: 9 olan kimyasal element. Berilyum.

Besnier-Boeck disease

Sarkoidozis;

Besnier's pruri

Çocuklarda görülen fleksural ekzema.

bestiality

Hayvanla cinsel temasta bulunma.

beta

1. Yunan alfabesinin ikinci harfi, beta; 2. radyoaktif maddeden çıkan bir cins ışın, beta ışınları; 3. Bileşiğin izomerlerini belirtmede kullanılan ön takılardan biri, bileşiğin ikinci izomeri.

beta cell

Pankreasta Langerhans adacıklarında bulunan ve insülin yapan hücre;

Beta ray

Beta ışını, orta derecede süratli ve orta nüfuz yetenekli olan ışınlar;

beta substance

Eritrositlerde azür boyası ile görülen tanecikler;

betacism

Konuşmada be sesinin hakimoluşu, sessiz harflere b sesi veren konuşma bozukluğu.

betanaphthol

biochem. barsak antiseptiği olarak kullanılan billuri bir toz (C10H8O)

Betula oil

biochem. Metil salisilat;

Bevan's incision

Safra kesesi ameliyatında yapılan kesit;

bexose

biochem. Basit şeker (C6H12O6).

Beyin cerebrum

(beynin ön ve orta kısmı).

Beyin yarım kürelerini ayıran yarık;

of the cerebrum: Fissura Longitudinalis cerebri (beyin yarım kürelerinde);

bezoar

İnsan ve hayvanların mide ve barsaklarında bazı madde liflerinin kümeleşip sertleşmesi ile oluşan kitle, mide-barsak sisteminde oluşan taş, bezoar (Kitlenin yapısını oluşturan maddeye göre çeşitli isimler alır).

Bezold's abscess

Şakak kemiği apsesi, boyunda beliren derin göçmen apse, Bezold apsesi;

BI, pref. (pl.BIS)

İki kere, iki duble

biarticular

1. İki eklemle ilgili; 2. İki eklemi tutan.

biaxial

İki eksenli, iki eksen etrafında dönen.

Biaxial joint

Birbirine dik iki eksen etrafında hareket eden eklem;

bibliomania

Marazi kitap düşkünlüğü, aşırı şekilde kitap toplama ve biriktirme arzusu.

bibliotherapy

Kitapla tedavi, sinirsel bozuklukların hastalara kitap okutarak tedavisi.

bibulous

Sıvıyı kendi yapısına çekici nitelik gösteren, emici.

bicameral

İki boşluk veya iki bölüm gösteren, iki gözlü.

Bicameral abscess

Mal de Pott'da görüldüğü gibi iki kesecik taşıyan apse;

bicapsular

İki kapsülü bulunan, çift kapsüllü.

bicarbonate

biochem. Bikarbonat.

bicarbonate,

Balgam söktürücü olarak öksürük ilaçlarının bileşimine giren bir madde.

bicellular

İki hücreden meydana gelen.

biceps

Çoğunlukla iki başlı adeleler için kullanılan bir deyim.

Bichat's tunic

Damar iç gömleği (intima).

bichloride

biochem. Biklorit, iki klor atomu ihtiva eden.

bicipital

İki başlı (kasa ait), bicipitalis.

biconcave

Her iki yüzeyi de konkav içbükey veya oyuk olan.

bicornuate

İki boynuzu olan.

bicuspid

İki küspidli, biküspidal, bicuspitalis.

bicuspid teeth

Premolar dişler.

Bicuspid tooth

Küçük azı dişi;

bicuspid valve

Sol atrium ile sol ventrikül arasında yer alan kapakçık.

bicuspid valvula

İkili kapacık, iki valvüllü, valvula bicuspitalis.

bidet

Perineum'un uçine batırılabileceği alçak, tekne şeklinde leğen.

Biedl's disease

See: La-rence-Moon-Biedl Syndrome;